• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • http://facebook.com/hsnrtky
  • https://twitter.com/hsnrtky
Üyelik Girişi
Site Haritası

MEKKENİN FETHİ HUTBE

MEKKE’NİN FETHİ HUTBE

FETİH HUTBESİ

 

قاَلَ اللّٰهُ تَعَالَى ف۪ي كِتَابِهِ الْكَرِيمِ:

أَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطاٰنِ الرَّج۪يمِ، بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحي۪مِ

﴿ اِنَّا فَتَحْنَا لَكَ فَتْحًا مُبٖينًا [1]  صَدَقَ اللّٰهُ الْعَظِيمُ.

وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ف۪ي حَدِيثٍ:

﴿يَوْمَ الْفَتْحِ: َ هِجْرَةَ بَعْدَ الْفَتْحِ، ولكِنْ جِهَادٌ وَنِيَّةٌ، وإذَا اسْتُنْفِرْتُمْ فَانْفِرُوا [2] صَدَقَ رَسُولُ اللّٰهِ ف۪يمَا قَالَ اَوْ كَمَا قَالَ.

Değerli Müslümanlar!

Bugün Mekke'nin fethinden bahsedelim. Bildiğiniz gibi fetih, baskı ve zulüm altında bulunan bir yerin adalet ve barış için Allah adına ele geçirilmesidir.

Osmanlı’nın dört kıtaya ulaşması, İstanbul'un Bizans zulmünden kurtarılması, Hayber'in alınması ve Mekke'nin müşriklerden arındırılması gibi olayların her biri birer fetihtir.

Bugün başta Mescid-i Aksa ve mübarek çevresi olmak üzere dünyanın dört bir yanında baskı ve zülüm altında inleyen nice topraklar yeni fetihler ve kahraman fatihler beklemektedir.

Peygamberliğin ilk on üç yılında Mekke müşriklerinin baskılarından dolayı Müslümanlar Medine'ye zorunlu hicret yapmışlardı. Medine'ye yerleşen Müslümanlar burada strateji geliştirerek İslâm’ın yayılmasını sağladılar.

Bedir ve Uhud savaşı, Hendek savunması gibi önemli olaylar Mekke'nin fethinden önce Müslümanlarla müşrikler arasında gerçekleşmiş karşılaşmalardır. Hicretin altıncı yılında Müslümanların umre için Mekke’ye doğru yol aldıkları bir zamanda Mekkeliler buna yol vermemiş, çeşitli şartlar ve bahaneler öne sürülerek Hudeybiye Anlaşması yapılmıştı. Ancak çok geçmeden müşrikler bu anlaşmayı ihlal ettiklerinden dolayı Müslümanlara Mekke'nin yolunu açma imkânı doğmuştu. Bu vesile ile Peygamberimiz artık Mekke'nin fethedilme zamanının geldiğinin kararına varmıştı. Yüce Allah Fetih Suresiyle Peygamberimize bu kapıyı açarak: “Biz sana apaçık bir fetih verdik”[3]ayetiyle artık fetih zamanının geldiğini bildirmiştir.

Peygamberimiz (s.a.v) fetih için İslâm ordusunu hazırlamış, ancak tedbir gereği nereye gidileceğini hanımları ve komutanları dâhil hiç kimseye söylememiştir. Bu gizliliği koruyarak Mekke'nin haber alamayacağı bir titizlikle orduyu Mekke civarına kadar dayayıp müşriklerin silahlanmalarına ve dışarıdan yardım almalarına fırsat vermeden Mekke’yi kuşatmış haksız yere kan dökülmemesi için Mekke halkına şu uyarıları göndermiştir: “Savaşmayanla savaşılmayacak, evlerine saklananlara, Kâbe’ye sığınanlara, silahı olmayanlara, yaşlılara, kadın ve çocuklara dokunulmayacaktır.” Sözleriyle korku altında bulunan düşmanlarına bir emniyet garantisi vermiştir.

Değerli Kardeşlerim!

Peygamberimiz bu fetihle mağrur bir komutan edasıyla değil, devesinin üzerinde başını öne eğerek tespihat, dua ve istiğfarlarla Mekke’ye girmiş, bu kuşatmanın büyüklüğünü gören müşrikler ise ciddi bir müdahaleye giremeden teslim olmuşlar, İslâm ordusu da şanlı ve onurlu bir şekilde 1 Ocak 630 yılında Mekke’yi fethetmiştir.

Peygamberimiz (s.a.v.) devesinden inmeden Kâbe’yi tavaf etmiş, Kâbe’nin içine girip “Hak geldi batıl zail oldu”[4] ayetini okuyarak asasıyla putları birer birer devirerek Kâbe’yi putlardan temizlemiş böylelikle putların kendilerini bile koruyamadığını onlara tapanlara göstermiştir.

Kıymetli Cemaat!

Azılı İslâm düşmanlarının Müslümanların eline düştüğü bu günde hepsinin kılıçtan geçirilebileceği böylesi bir fırsatta bile Efendimiz (a.s) Mekkelilere şöyle seslenmiştir:

“Bugün size ne yapmamı bekliyorsunuz?” Müşrikler, eziklik ve utanç içinde başları önlerine eğik olarak şöyle dediler: “Sen soylu bir kimse, değerli bir kardeşsin, senden hayır bekliyoruz.” Bunun üzerine intikamdan yana olmayan rahmet peygamberi onlara: “Yusuf’un kardeşlerine dediği gibi ben de: ‘artık size geçmişinizden dolayı azarlama ve kınama yoktur.’[5] Haydi, gidiniz, hepiniz serbestsiniz.” Diyerek şanına yakışır bir şekilde genel af ilan etti. Fetih Peygamberi bu davranışı ile Mekke'nin taşının toprağının yanında bir de insanların gönüllerini fethetmişti.

Hatta Fetih sonrası hiç kimsenin kurulu düzenini bozmamış aksine İslâma girenleri onure etmiştir. Böylelikle yürek fethinin devlet fethinden daha önemli olduğunu göstermiştir. Bu asil davranışın ardından en azılı müşrikler bile hemen iman etmeye başlamışlardı artık. O gün İslâm adına büyük bir milat olmuştu, Mekke civarından bu fethi duyanlar İslâm’ın hakikatini anlamış ve bölük bölük İslâm’a katılmaya başlamışlardı. Bu fetihle artık tüm dünyaya İslâm’ın mesajı yayılmaya başlanmıştı.

Aziz Kardeşlerim!

Peygamberimiz (s.a.v): “Fetihten sonra artık hicret yoktur. Ancak cihat ve niyet vardır. Öyleyse askere çağrıldığınız zaman hemen asker olun.” [6] Buyurduğunda fethin zapt olmadığını oranın diri tutulması için azami gayret gösterilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Yani sizler neyi ne zaman fethederseniz değerinin kaybolmasına izin vermeyin. İslâm adına çevrenizden birinin gönlünü dahi fethetmeniz Mekke’nin ve dünyanın fethinin bir parçası olacaktır. Fetih ruhunu daima diri tutun. Fetihle işgal arasındaki farkı karıştırmayın. Fetih hayat kazandırır; işgal ise hayat kaynaklarını kurutur.

Eğer siz bir yerlerde emek harcayarak huzursuzluk veren şeyleri kaldırıp yerine güzellik yerleştirebiliyorsanız siz de bir fatihsiniz.

Değerli Mü’minler!

Bugün 31 Aralık yılbaşı gecesi insanların dillerinden düşmez iken 1 Ocak Mekke'nin fethini gündemimize almıyor, fetihten almamız gereken mesajları ruhumuza işlemiyoruz. Oysa Kudüs boynu bükük bir şekilde fethedilmeyi bekliyor. İslâm’la tanışmamış milyonlarca insanın kalbi fethedilmeyi bekliyor. İlim, insanlık, teknoloji, mahalle ve sokaklar yeni fetihler ve fatihler bekliyor.

Hazindir ki, bu ümmetin dinamik gençleri internet başında, okey masalarında, iskambil oyunlarında, tavla ve zar peşinde ömürlerini boş yere tüketiyorlar.  Eğlence yerlerini fethedip(!) nefislerini fethedemeyen bu gençleri peygamberin asasına havale edersek kimimiz kalır ki?

O halde uyanalım! İlk fetih kuşatmasını yüreklerimize, evlerimize, ailemize ve çevremize yapalım. Fetih ruhunu birbirimize aşılayalım, bilelim ki çevremizin fethe muhtaç birçok noktası bizlerden fethedilmeyi bekliyor.

Rabbim cümlemizi birlik ve beraberlikte buluştursun. Anlayış ve sadakatte diri tutsun. Fetih ruhumuzu kaynaştırarak umutlarımızı hayata geçirmemizi nasip eylesin. Âmin

أَلاَ إِنَّ أَحْسَنَ الْكَلاَمِ وَأَبْلَغَ النِّظاَمِ...

[1] Fetih Suresi 1. Ayet

[2] Kütüb-i Sitte: 11/4586

[3] Fetih Suresi 1. Ayet

[4] İsra Suresi 81. Ayet

[5] Yusuf Suresi 92. Ayet

[6] Kütüb-i Sitte: 11/4586


Yorumlar - Yorum Yaz
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam38
Toplam Ziyaret332981
KİTAPLARI İNCELEME SAYFASINA GİDİN