• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • http://facebook.com/hsnrtky
  • https://twitter.com/hsnrtky
Üyelik Girişi
Site Haritası

CAHİLİYET DEVRİ VE GÜNÜMÜZ

CAHİLİYET DEVRİ VE GÜNÜMÜZ İLE İLGİLİ HUTBE

قاَلَ اللّٰهُ تَعَالَى ف۪ي كِتَابِهِ الْكَرِيمِ:

أَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطاٰنِ الرَّج۪يمِ، بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحي۪مِ

﴿لاَ تَجِدُ قَوْمًا يُؤْمِنُونَ بِاللهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ يُوَٓادُّونَ مَنْ حَآدَّ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ...﴾[1] صَدَقَ اللّٰهُ الْعَظِيمُ.

وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ف۪ي حَدِيثٍ:

﴿...وَسَتَلْقَوْنَ رَبَّكُمْ فَيَسْأَلَكُمْ عَنْ أَعْماَلِكُمْ أَلاَ فَلاَ تَرْجِعُوا بَعْد۪ي ضُلَالاً يَضْرِبُ بَعْضُكُمْ رِقَابَ بَعْضٍ.﴾[2]صَدَقَ رَسُولُ اللّٰهِ ف۪يمَا قَالَ اَوْ كَمَا قَالَ.

Muhterem Müslüman Kardeşlerim!

Tarih sahnesinde şöyle bir yolculuk yaptığımız zaman; yeryüzüne gelmiş geçmiş insanların en barbar, en yobaz, en cahil ve en karanlık günlerini İslâm öncesi cehalet döneminde yaşadıklarını görürüz.

Ve yine yeryüzüne gelmiş geçmiş insanların en mutlu, en medeni, en huzurlu günlerini de; İslâmın gelişiyle şeref kazanan Asr-ı Saadet'te görüyoruz.

Bu, taban tabana zıt olan yaşam biçimleri, aynı çağda meydana geliyor. 23 Senelik bir zaman dilimi, eşkıyaları sahabeye çeviriyor. Puta tapanlar, tapındıkları putlarını ayaklarıyla çiğniyor. Kendi öz kızlarını diri diri toprağa gömenler ise; artık kadın haklarını evrensel boyuta taşıyarak tüm dünyaya yayıyorlar. Öldürdükleri insan sayısıyla gurur duyanlar; artık insan yaşatmaya ve insanlığı yaşatmaya seferber oluyorlar.

Muhterem Kardeşler!

Bu nasıl bir inkılâp bu nasıl bir aydınlıktır ki, kapkara düşüncelere ışık saçıyor, küflenen beyinlere fikir aşılıyor, paslı kalplere merhamet yerleştiriyor?

Risaletin 23 senelik zaman diliminde, nice nice azgın insanların kimisi ufacık bir tavsiye ile kimisi bir kaç günlük tebliğ ile kimileri de bir kaç senelik bekleyişle cahilane yaşantılarını terk edip gerçek medeniyetin kapısından giriyor, daha önce körü körüne uğruna can verdikleri şeylerini bu sefer nefretlerinin sembolü haline getiriyorlar.

Kıymetli Cemaat!

Cehalet devrindeki insanlar, kapkara düşünceleriyle kapkara bir hayat yaşıyorlardı. Çünkü henüz Kur'an ve İslâmla tanışmıyorlardı.

Bugünün insanlarından bazıları, Kur'an ve İslâmla tanıştıkları halde maalesef cehalet devrinden daha kötü bir durumda yaşıyorlar.

Cehalet devrinin kadınları, çıplak dolaşıp sadece erkeklerin şehvetine hitap ederlerdi. Bugünün çıplaklığı meziyet sayan kadınları, maalesef cehalet devrinin kadınlarından farksız yaşıyorlar.

Cehalet devrinin erkekleri, tefecilik yapıp evler, ocaklar söndürüyorlardı. Bugünün bazı eşkıyaları aynı mantıkla soygun yapmıyorlar mı?

Cehalet devrinin insanları dünyalık mallarıyla övünüyor, ahirete hiçbir pay bırakmıyorlardı. Günümüzün bazı insanları aynı mantıkla dünyaya sarılıp da ahireti unutuyorlar.

Cehalet devrinin insanları, Lât, Menat ve Uzza gibi putlara tapıyor, onlardan yardım bekliyorlardı. Günümüzün bazı insanları "heva ve heveslerini ilâh edinerek" onların peşinde koşuyor, tabiri caizse heva ve heveslerine tapıyorlar.

Cehalet devrinin insanları; hak hukuk tanımaz, güçsüzü ve yoksulu ezerlerdi. Günümüzün sözde güçlü sayılan insanları, aynı şekilde hak ve hukuktan uzak olarak zayıfları ezmektedirler.

Oysa peygamberimiz (s.a.v.) şu tavsiyede bulunarak buyurur ki: "Muhakkak ki Rabbinize kavuşacaksınız, O zaman yaptığınız bütün işlerden sorulacaksınız. Ey Nas! Aklınızı başınıza toplayınız da, benden sonra birbirinizin boynunu vuracak surette dalâlete, vahşete düşerek (cahiliyet devrine) dönmeyiniz."[3]

Kıymetli Mü'minler!

Hepiniz çok iyi görüyor, biliyor ve takip ediyorsunuz ki; İslâmiyet’ten önceki cehalet devriyle, günümüz yüzyılı arasında pek fark kalmamıştır. Hırsızlık, rüşvet, yalancılık ve her tür çirkin davranışlar had safhaya ulaşmıştır.

O günün insanı bu kötü hareketleri Kur'an'la tanışmazdan önce yapıyorlardı. Ancak Kur'an tebliği geldikten sonra, birçoğu İslâmla şeref kazanmış, İslâm’ı kabul edenlerin her biri, birer sahabe olarak günümüze kadar ışık taşımışlardır. Fakat kabul etmeyenler; daha da azgınlaşıp, tıpkı bu zamanın azgın insanlarının yaptığı gibi, İslâma, Kur'an'a ve Müslümanlara saldırmışlar, cehennemin dipsiz kuyularına giden yollara yolcu olmuşlardır.

Biz, cehennem yolcularına “yolları açık olsun” diyerek, sözümüzü cennet yolcularına çeviriyoruz.

Kıymetli Cemaat ve Ey Cennet Yolcuları!

Allah'û Tebâreke ve Teâlâ hazretleri, Mücadele Suresinin 22. ayetinde Mü'minleri tarif ederken şöyle buyuruyor:

"Allah'a ve ahiret gününe inanan bir toplumun babaları, oğulları yahut kardeşleri yahut akrabaları da olsa Allah'a ve Resulüne düşman olanlarla dostluk ettiğini göremezsin. İşte onların kalbine Allah, iman yazmış ve katından bir ruh ile onları desteklemiştir. Onları içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokacak, orada ebedi kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. İşte onlar Allah'ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki kurtuluşa erecekler de, sadece Allah'ın tarafında olanlardır." [4]

Yüce Mevla’mız, cehennem yolcularını da yine Kur'an’ımızın Mücadele Suresinde şöyle tarif ediyor.

"Şeytan onları etkisi altına aldı da kendilerine Allah'ı anmayı unutturdu. İşte onlar şeytanın yandaşlarıdır. İyi bilin ki, şeytanın yandaşları hep kayıptadır. Allah'a ve peygamberine düşman olanlar, işte onlar en aşağıların arasındadırlar. [5]

İşte Kıymetli Müslümanlar!

Okuduğum ayetlerden de anlaşıldığı gibi, genel olarak insanlar iki grupta toplanıyorlar. Biri Allah'ın taraftarları diğeri de şeytanın taraftarlarıdır.

Şeytanın taraftarları, Müslümanların yaşantı biçimlerinden ne kadar uzak duruyorsa, Müslümanlar da onların yaşam biçimlerinden sakınmak zorundadırlar.

Biz Müslümanlar, inançsız kimselerden farklı bir biçimde yaşamaya mecburuz. Bu mecburiyetle farklı olduğumuzu bilmeli, bu farklılığın kalitesini Allah'tan aldığımızın inancını taşımalıyız.

O Halde Kıymetli Mü'minler!

Gerçek medeniyetin asıl kaynağı olan İslâm’ı olduğu gibi kabul edip; cehalet devrinin kirli emellerini yine cehalet devrine gömelim.

Ve Allah'tan dileyelim ki; bizleri küfrün, zulmün, cehaletin, şeytanın ve nefsimizin tuzağına düşürmesin. Cehaletin her türünden korunmamız için bizlere güç ve irade nasip eylesin. Dünya insanlarını cehaletin karanlığından kurtarıp İslâm’ın aydınlığına kavuştursun. Âmin

 

أَلاَ إِنَّ أَحْسَنَ الْكَلاَمِ وَأَبْلَغَ النِّظاَمِ...

 

[1]           Mücadele Suresi: 22

[2]           Sahih-i Buhari Tercemesi: 10/ 1654

[3]           Sahih-i Buhari Tercemesi: 10/ 1654

[4]           Mücadele Suresi: 22

[5]           Mücadele Suresi: 19-20


Yorumlar - Yorum Yaz
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam37
Toplam Ziyaret332980
KİTAPLARI İNCELEME SAYFASINA GİDİN