• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • http://facebook.com/hsnrtky
  • https://twitter.com/hsnrtky
Üyelik Girişi
Site Haritası

DUALAR NEDEN KABUL OLMAZ

DUALARIMIZ NEDEN
KABUL OLMUYOR?

HUTBE 

قاَلَ اللّٰهُ تَعَالَى ف۪ي كِتَابِهِ الْكَرِيمِ:

أَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطاٰنِ الرَّج۪يمِ، بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحي۪مِ

﴿ وَإِذَا سَأَلَكَ عِبَادِي عَنِّي فَإِنِّي قَرِيبٌ أُجِيبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ إِذَا دَعَانِ فَلْيَسْتَجِيبُوا لِي وَلْيُؤْمِنُوا بِي لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ﴾[1] صَدَقَ اللّٰهُ الْعَظِيمُ.

وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ف۪ي حَدِيثٍ:

﴿...وَالَّذ۪ي نَفْسِي بِيَدِهِ لَتَأْمُرُنَّ بِالْمَعْرُوفِ، وَلَتَنْهَوُنَّ عَنِ الْمُنْكَرِ، أَوْ لَيُوشِكَنَّ اللّٰهُ أَنْ يَبْعَثَ عَلَيْكُمْ عِقَاباً مِنْهُ ثُمَّ تَدْعُونَهُ فَلاَ يُسْتَجاَبُ لَكُمْ﴾[2] صَدَقَ رَسُولُ اللّٰهِ ف۪يمَا قَالَ اَوْ كَمَا قَالَ.

Aziz Cemaat!

İnsanlar, ne zaman Kur'an reçetesinden ve peygamber izinden ayrılıp nefislerine uymuşlarsa, o zaman kendi elleriyle işledikleri günahlar yüzünden cezalandırılmışlardır.

Dikkat ediniz! Heva ve heveslerimize uyduğumuz için "Karada ve denizde düzen bozulmuş"[3] yiyeceklerimizden bereket kalkmış, küçük-büyük saygısı silinmiş, çocuklar; anne ve babalarına karşı gelmeye, kardeşler ise birbirlerine diş bilemeye başlamışlardır. Peki, bütün bunlara sebep ne?

Bir gün, İbrahim Ethem Hazretleri, Basra şehrinde dolaşırken, Basralılar yanına yanaşıp:

"Ey Hazret! Allah’û Teâlâ Kur'an-ı Kerimde: "Bana dua edin, (dualarınızı) kabul edeyim"[4] buyurduğu halde, biz çok zamandır dua ediyoruz ama dualarımız kabul olmuyor. Sebebi nedir?" diye sorarlar.

Bu soruya karşılık mübarek zat şöyle cevap verir:

"On şeyden dolayı sizin kalpleriniz ölmüş. Bu on kötü sıfat kimde bulunursa, Allah onun dualarını nasıl kabul eder?" diyerek toplumun ve günümüzün en önemli on çeşit hastalığını şöyle sıralıyor:

1- "Allah'ı tanıyorsunuz, Allah'ı tanıdığınızı iddia ediyorsunuz fakat O’na gerçek manada kul olmaktan kaçıyorsunuz.

2- Kur'an-ı okuyorsunuz; fakat onun emir ve nehiylerine riayet etmiyor, onunla amel işlemiyorsunuz.

3- "Şeytan düşmanımızdır" diyorsunuz; ancak şeytanın her isteğini yerine getiriyor, ona itaat ediyor ve onun yolunda gidiyorsunuz.

4- "Ümmet-i Muhammed'deniz" diyorsunuz; fakat Resulün sünnetlerine tabi olmuyorsunuz.

5- Cennete gireceğinizi söylüyorsunuz; ama oraya girmek için gerekli olan amelleri işlemiyorsunuz.

6- Ateşten (cehennemden) kurtulmak istiyorsunuz; fakat yaptığınız kötü ameller yüzünden kendi kendinizi ateşe hazırlıyorsunuz.

7- Ölümün hak olduğunu biliyorsunuz; ancak, ölümün hakkını verip de ona gereği gibi hazırlanmıyorsunuz.

8- Din kardeşlerinizin ayıpları ile meşgulsünüz; ama kendi kusurlarınıza hiç mi hiç bakmıyorsunuz.

9- Rabbinizin nimetlerinden faydalanıyorsunuz; ama ne var ki, O’na gereği gibi şükretmiyorsunuz.

10- Ölülerinizi gömüyorsunuz da bir gün sizin de başınıza geleceğini düşünüp ölümden ve ölenlerden ibret almıyorsunuz..."

Kıymetli Cemaat!

İşte bu mübarek zat görünürde o toplumun ama gerçekte birçok toplumun genel hastalıklarını bu on maddede sıralayarak bizleri düşünmeye sevk ediyor.

Eğer bugün yaptığımız dualar kabul olmuyorsa, eğer fitne başını alıp yürüyorsa, eğer kazancımızda bereket görünmüyorsa, eğer musibetler peşimizi bırakmıyorsa ve eğer felâketler birbirini kovalıyorsa, kendimizi kontrol edelim ve gereğini düşünelim.

Gerçek manada kul ve gerçek manada ümmet olmaya çalışalım.

Hutbeme, hutbemizin başında okuduğum ayet ve hadisin mealleri ile son veriyorum. Rabbimiz buyuruyor ki:

"(Habibim) Kullarım beni sana sordukları vakit, de ki: muhakkak ben yakınım. Dua edenin duasını bana dua ettiği anda işitir ona karşılık veririm. O halde, kullarım da benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulmuş olsunlar."[5]

Önderimiz (s.a.v.) de bizleri uyararak şöyle buyuruyor:

"Nefsimi kudret elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, ya iyiliği emreder kötülükten men edersiniz yahut Allah'û Teâlâ size azap gönderir. Sonra Allah'a (azabın kaldırılması için) yalvarırsınız, lâkin duanız kabul edilmez"[6]

Rabbimiz; dünya ve ahiret saadeti vererek, cümlemizi fitneden, fesattan, hayâsızlıktan ve çirkin işlerden muhafaza buyursun. Âmin

[1]           Bakara Suresi: 186

[2]           Riyazü's Salihin Tercümesi S. 181

[3]           Rum Suresi: 41. ayetten

[4]           Mü'min Suresi: 60. Ayetten

[5]           Bakara Suresi: 186

[6]           Riyazü's Salihin Tercümesi S. 181

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam38
Toplam Ziyaret332981
KİTAPLARI İNCELEME SAYFASINA GİDİN