• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • http://facebook.com/hsnrtky
  • https://twitter.com/hsnrtky
Üyelik Girişi
Site Haritası

FAİZ (RİBA) VE TEFECİLİK

FAİZ VE TEFECİLİK İLE İLGİLİ HUTBE

قاَلَ اللّٰهُ تَعَالَى ف۪ي كِتَابِهِ الْكَرِيمِ:

أَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطاٰنِ الرَّج۪يمِ، بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحي۪مِ

﴿الَّذي۪نَ يَأْكُلُونَ الرِّبوَا لاَ يَقُومُونَ إِلاَّ كَمَا يَقُومُ الَّذ۪ي يَتَخَبَّطُهُ الشَّيْطَانُ مِنَ الْمَسِّ ذَلِكَ بِأَنَّهُمْ قَالُوا إِنَّمَا الْبَيْعُ مِثْلُ الرِّبوَا وَأَحَلَّ الٰهُ الْبَيْعَ وَحَرَّمَ الرِّبوَا فَمَنْ جَاۤءَهُ مَوْعِظَةٌ مِنْ رَبِّهِ فَانْتَهَى فَلَهُ مَا سَلَفَ وَأَمْرُهُٓ إِلَى اللّٰهِ وَمَنْ عَادَ فَأُولئِكَ أَصْحَابُ النَّارِ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ﴾[1] صَدَقَ اللّٰهُ الْعَظِيمُ.

وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ف۪ي حَدِيثٍ:

﴿...أَتَيْتُ، لَيْلَةَ أُسْرِيَ بِي، عَلٰى قَوْمٍ بُطُونُهُمْ كَالْبُيُوتِ، ف۪يهاَ الْحَياَّتُ تُرَى مِنْ خَارِجِ بُطُونِهِمْ. فَقُلْتُ: مَنْ هَؤُلاَءِ يَا جَبْرَائِيلُ؟ وَقَالَ: هَؤُلاَءِ أَكَلَةُ الرِّبوَا﴾[2] صَدَقَ رَسُولُ اللّٰهِ ف۪يمَا قَالَ اَوْ كَمَا قَالَ.

Muhterem Müslümanlar!

Bugün sizlere, tüm semavi dinlerin reddettiği, insanları bunalımların eşiğinde intiharlara götüren, evler yıkıp ocaklar söndüren, kapitalizmin destek verdiği bir sömürü sistemi olan faizden bahsedeceğim.

Faiz; diğer adlarıyla riba ve tefecilik; alacak ve verecek konumunda olanların alış verişlerinde haksız kazanca ve haksız artırıma yer vererek aynı cinsten malların değişim durumunda fazlalık bir değer istenmesi; borçlunun aldığından daha fazlasını geri ödemesi manalarındadır.

Faiz ve tefecilik sisteminde; faizle borç alan kişi çalışır, ancak kârını, bazen de sermayesini üstüne koyarak borcunu öder. Bazen ödeyemez kavga eder. Bazen hapse düşer, bazen icraya düşüp, evini ocağını kaybeder. Bazen faizli borcunu ödemek için, başka başka faizlere bulaşarak çıkmazlara girer. Bazen toplumda izzet ve şerefini kaybederek, "üçkâğıtçı ve yalancı" mührünü yiyip toplum dışı kalırlar. Bazen de bunalıma girip ya başkalarının canına veya kendi canlarına kıyarlar.

Faizle borç verip tefecilik yapanlar ise; paralarına güvenip tembelliğe düşerler. Helâlinden çalışanlar Allah'ın sevgilisi olurken; onlar şeytana sevgili olurlar. İnsanlara paraları kadar kıymet verip, insanlıktan uzaklaşırlar.

Bu tür insanlar haram kazançlarına kılıf bulmak için "faiz de bir alışveriştir" diyerek dini istismar ederler. Harama, helâl dedikleri için de dinden çıkmış olurlar.

Faiz hastalığına bulaşanlar, Allah korkusunu kaybederek, topluma her türlü kötülüğü yapmaya hazır olup, iyilik, sadaka, zekât ve yardımlaşma adına ne varsa hepsine düşman olurlar.

Faizci ve tefeciler, insanları kandırmak için bazen iyilik maskesi takıp iyi görünür, Allah ve peygamber adına yaptıkları yeminlerle dini kendilerine alet ederler ve dinden görünerek çıktıkları yoldan, münafık olarak geri dönerler.

Kıymetli Kardeşlerim!

Faiz yiyenleri Kur'an-ı Kerim şiddetle kınamaktadır. Allah-û Teâlâ Bakara Suresinin 275. ayetinde şöyle buyurur: "Faiz yiyenler kıyamet günü, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalkışı gibi kalkarlar. Bu, onların 'Alış veriş de faiz gibidir' demelerindendir. Oysa Allah, alış verişi helâl ve tefeciliği haram kılmıştır. Kime Rabbinden bir öğüt gelir ve tefecilikten vazgeçerse, geçmişte olan kendisinin olur. Onun durumu Allah'a aittir. Kim tefeciliğe dönerse, işte onlar ateşliklerdir. Onlar orada temelli kalacaklardır."[3]

Muhterem Cemaat!

Kıyamet günü şeytanın çarptığı kimsenin kalkışını düşünmek bile, insanın tüylerini ürpertiyor. Sadece tefecilerden değil, kurumlardan faiz alanların ve her türlü faizle uğraşanların da bu sınıfa girdiklerini unutmayalım. Allah'ın huzuruna çıkacak şeytanın çarpacağı kimselerin kalkışını iyi düşünelim.

Yarın, "Haberim yoktu, bilmiyordum" diyemeyiz. Çünkü okusak da okumasak da Kur'an'da olan her ayetten sorumluyuz.

Bugünden tövbesiz faizcileri ve tefecileri, yarının kıyametinde, şeytanın çarpacağı kimseler olarak görelim. Bu dünyada yaptığımız zerre kadar iyiliğin ve zerre kadar kötülüğün karşılığını göreceğimiz gün gelmeden, hareketlerimize dikkat edelim. Yediğimiz lokmaların amellerimize etki yaptığını bilerek şu hadis-i şerifin mealine kulak verelim.

Enes İbn-i Malik, Resulü Ekrem'e şöyle soruyor:

Ya Resulallah! Ben dualarımın kabulünü isterim. Bana bunun yolunu gösterir misiniz? diye rica ettim. Resulü Ekrem:

"Ey Enes, helâl kazan duan kabul olur. Zira kişi ağzına haram bir lokma götürse, kırk gün duası kabul olunmaz."[4] Buyuruyor.

Kıymetli Mü'minler!

Herkes akıl sahibidir, Kur'an, bizi Kur'an'la amel etmeye çağırır. Şeytan ise Kur’an’sız amele çağırır. Aklı ve şuuru yerinde olanlar bugünden tezi yok tövbe eder ve kurtuluşa çağıran şu ayet mealine tabi olurlar.

"Ey iman edenler! Kat kat artırılmış olarak faiz yemeyin. Allah'tan sakının ki kurtuluşa eresiniz."[5]

Son olarak peygamberimiz şöyle buyurur: "Miraç gecesi, bir kavme uğradım ki, karınları evler gibi iriydi, bu karınlarının içi yılanlarla doluydu ve yılanlar dışardan gözüküyorlardı. Ben: 'Ey Cebrail! Bunlar kimlerdir?' diye sordum. 'Bunlar, faiz yiyenlerdir.' dedi."[6]

Cenab-ı Zülcelâl Hazretleri, faizle uğraşanları ıslah eylesin, bizleri de faiz ve tefecilik illetinden muhafaza buyursun. Âmin.

أَلاَ إِنَّ أَحْسَنَ الْكَلاَمِ وَأَبْلَغَ النِّظاَمِ...

 

[1]       Bakara Suresi: 275

[2]       Kütüb-i Sitte: 17/260 Hadis No: 6692

[3]       Bakara Suresi: 275

[4]       Sahih-i Buhari: 6/357

[5]       Al-i İmran Suresi:130

[6]       Kütüb-i Sitte: 17/260 Hadis No: 6692


Yorumlar - Yorum Yaz
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam37
Toplam Ziyaret332980
KİTAPLARI İNCELEME SAYFASINA GİDİN