• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • http://facebook.com/hsnrtky
  • https://twitter.com/hsnrtky
Üyelik Girişi
Site Haritası

ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ

ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ KONULU HUTBE

 

 

قاَلَ اللّٰهُ تَعَالَى ف۪ي كِتَابِهِ الْكَرِيمِ:

أَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطاٰنِ الرَّج۪يمِ، بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحي۪مِ

﴿كُلُّ نَفْسٍ ذَآئِقَةُ الْمَوْتِ وَإِنَّمَا تُوَفَّوْنَ أُجُورَكُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فَمَنْ زُحْزِحَ عَنِ النَّارِ وَأُدْخِلَ الْجَنَّةَ فَقَدْ فَازَ وَما الْحَيَاةُ الدُّنْيَا إِلاَّ مَتَاعُ الْغُرُورِ﴾[1] صَدَقَ اللّٰهُ الْعَظِيمُ.

وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ف۪ي حَدِيثٍ:

﴿... مُوتُوا قَبْلَ أَنْ تَمُوتُوا﴾[2] صَدَقَ رَسُولُ اللّٰهِ ف۪يمَا قَالَ اَوْ كَمَا قَالَ.

Muhterem Müslümanlar!

Bu haftaki hutbemiz; "Her nefis ölümü tadıcıdır"[3] kuralının gereği olan ölümle ilgilidir.

Yüce Mevlâ'mız, Al-i İmran Suresinde mealen şöyle buyurur:

"Her nefis ölümü tadacaktır. Ve ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konursa, o gerçekten kurtuluşa ermiştir. Bu dünya hayatı ise, aldatma metaından başka bir şey değildir."[4]

Değerli Mü'minler!

Kitabın, hadislerin ve tüm canlı mahlûkatın ispat ettiği bu ölüm; aslında her gün kucak kucağa yaşamamız ve aklımızdan bir an bile olsun çıkarmamamız gereken sıcak dosta götüren, soğuk bir sevgilidir.

Ölüm; ruhun bedenden ayrılmasıyla insanın sonsuz bir hayata başlamasıdır. Bir noktada ölüm yeniden doğuş, bir noktada ise ölümsüzlüktür.

Kıymetli Kardeşlerim!

Aslında bizler, tarihini bilmediğimiz bir zamanda, "Elestu birebbikum" sorusuna, "Belâ" cevabını vererek ölümlü bir hayata aday olmuşuz. Allah-û Teâlâ, yeryüzüne gelecek tüm insanların ruhlarını topluca yaratmış ve: "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?"sorusuyla, kendi Rabliğini ifade etmiş ve ruhlardan: "Evet, sen bizim Rabbimizsin"[5] cevabını alarak, ruhları kendi kendilerine şahit tutmuştur.

İnsanoğlu, henüz ana rahminde iken ruhlar âleminden getirilen ruhu bedenine yerleştirilmektedir. Anasından doğunca dünya hayatına; ölünce de kabir hayatına başlamaktadır. Kural gereği hepimiz, kıyametin kopup ahiretin başlamasıyla, sonsuz bir hayata başlamış olacağız. İşte o gün, insanın varlığı; Allah'ın sonsuz varlığına bağlı kalarak, ölümsüz ve sonsuz olacaktır.

Onun için, fani dünyanın, ölümlü ve geçici eğlencelerine kapılıp da, sonsuz hayatımızı tehlikeye atmayalım.

"Dünya ahiretin tarlasıdır", "Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya, yarın ölecekmiş gibi ahirete çalışın"[6] tavsiyelerinin gereği için, ahiret hayatımızın sermayesini dünyada iken kazanmalı, fırsat elde iken dünya ve ahiret dengesini iyi korumalıyız.

Peygamberimiz (s.a.v.)'in: "Ağız tadını bozan ölümü çokça anınız"[7] nasihatine uyarak, ölümü sürekli anıp, her an ölecekmişiz havasıyla yaşayalım. Ölümün bir yokluk değil; yeniden doğuş olduğuna iman edelim.

Zira efendimizin (s.a.v.) "Ölmeden önce ölünüz"[8] tavsiyesi gereği, ölüm gelip çatmadan ölümün hesabını yaparsak, ölüm gelip çatmadan öleceğimiz hesabıyla yaşarsak, hayatın ve ölümün hesabını inşaallah kolayca veririz.

Değerli Mü'minler!

Her gün birilerini sonsuz hayata gönderdiğimiz bu dünyada, ölümden korkmayın, ancak imansız olarak ölmekten korkun. Zira "ölümden korkanlar her gün ölür, ölümden korkmayanlar ise ömürlerinde bir kere ölürler."

Nasıl olsa, sıramız gelince bizler de bu dünyadan ayrılacağız. Ölümden kaçış yok! Ancak, imansız olarak ölmekten kaçmak mümkündür. Ölüm, imanla ölenleri ahiretin sonsuz nimetlerine kavuştururken, imansız olarak gidenleri ise, ahiretin sonsuz azabı olan cehenneme götürecektir.

Allah'û Teâlâ, imanlı ölüme dikkat çekerek: "Ey iman edenler! Allah'tan nasıl korkmak lâzımsa öylece korkun. Sakın siz Müslüman olarak ölmekten başka bir sıfatla ölmeyin"[9] buyurur.

Kıymetli Müslümanlar!

Bu dünyayı ve dünyadakileri ne kadar seversek sevelim, ayrılacağız! Ne kadar malımız olursa olsun, bırakıp gideceğiz! Her yeniyi eskiten bu dünya, sultanlara bile kalmamışsa, bizlere de kalmayacaktır.

O halde, dünyanın arkasını dönüp gittiği, ahiretin kucak açıp beklediği bu yolculukta, dünyada kalacağımız kadar dünyaya, ahirette kalacağımız kadar da ahirete değer verelim.

Muhterem Müslümanlar!

Dikkatinizi çekerim ki; bir Âdem peygamber vardı, bütün dünya sadece onundu. Bir Karun vardı, dünyanın en zenginiydi. Bir Fir'avun vardı "Ben yaratıcıyım, bana tapın" diyordu. Bir Süleyman peygamber vardı, dünya bütün varlığıyla onun emrine hizmet ediyordu. Ve bir Muhammed Mustafa (s.a.v.) vardı ki, dünyalar onun hatırı için yaratılmıştı. Sorarım size, dünyada şimdi hangisini görüyorsunuz?

Evet, "Her nefis ölümü tadacaktır"[10] buyuran Allah (c.c), her nefis sahibini ölümle öldürecek, ölecek bir nefis kalmayınca, cennetle cehennem arasına getirtip, ölümü de orada öldürecektir. Yani, ölüm bile ölünce, artık sonsuz hayat başlayacaktır.

Kıymetli Cemaat!

Güzel bir hayat yaşamak ve güzel bir ölümle Rabbimize kavuşmak dileğiyle artık şu ilâhi sözlere, âmin diyebilirsiniz.

"Ey Rabbimiz! Doğrusu biz ‘Rabbinize inanın’ diye, iman için seslenen büyük bir davetçiyi (Hz. Muhammed'i ve Kur'an-ı Kerimi) işittik, hemen iman ettik. Ey Rabbimiz! Artık bizim günahlarımızı bağışla ve bizim kötülüklerimizi ört ve biz(im ruhlarımız)ı iyilerle beraber al."[11]

"Ey Rabbimiz! Bize bol bol sabır ver, Müslüman olarak canımızı al."[12]

"Ey Allah'ımız! Bizden yaşattıklarını İslâm üzere yaşat, öldürdüklerini ise iman üzere öldür."[13]

Rabbimiz imanla yaşamayı ve iman üzere huzuruna varmayı cümlemize nasip eylesin. Âmin.

[1]       Al-i İmran Suresi: 185

[2]       Ruhu'l Furkan: 4/437

[3]       Al-i İmran Suresi: 185

[4]       Al-i İmran Suresi: 185

[5]       A'raf Suresi: 172

[6]       Hasan-ı Basri (Tabiin)

[7]       Ruhu'l Furkan: 4/430

[8]       Ruhu'l Furkan: 4/437

[9]       Al-i İmran Suresi: 102

[10]      Al-i İmran Suresi: 185

[11]      Al-i İmran Suresi: 193

[12]      Ankebut Suresi: 126. Ayetten

[13]      Cenaze namazı duasından.


Yorumlar - Yorum Yaz
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam37
Toplam Ziyaret332980
KİTAPLARI İNCELEME SAYFASINA GİDİN