• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • http://facebook.com/hsnrtky
  • https://twitter.com/hsnrtky
Üyelik Girişi
Site Haritası

ŞAHSİYET KAZANMAK 1

İSLÂMİ ŞAHSİYET KAZANMAK İLE İLGİLİ HUTBE  - 1 -

قاَلَ اللّٰهُ تَعَالَى ف۪ي كِتَابِهِ الْكَرِيمِ:

أَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطاٰنِ الرَّج۪يمِ، بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحي۪مِ

﴿ وَلاَ تَهِنُوا وَلاَ تَحْزَنُوا وَأَنتُمُ الْأَعْلَوْنَ إِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ﴾[1] صَدَقَ اللّٰهُ الْعَظِيمُ.

وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ف۪ي حَدِيثٍ:

﴿...اَلْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ الْمُسْلِمُونَ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ﴾[2] صَدَقَ رَسُولُ اللّٰهِ ف۪يمَا قَالَ اَوْ كَمَا قَالَ.

Kıymetli Müslümanlar!

Yaptığımız bütün amellerin karşılığında bir değer vardır. Allah’ın istekleri doğrultusunda yaptığımız ameller fayda sağlarken; nefsimizin istekleri doğrultusundaki hareketlerimiz ise bizleri zarara sürükler.

Yaratıcımızın biz kullarının faydasına sunduğu birçok teklif vardır. Bu tekliflerde de; insanca yaşamak, barış ve huzur dolu bir hayat sürdürmek için çizilmiş kurallar vardır.

Bu kurallar çerçevesindeki dinin ve inancın temel hedefi insanların şahsiyetli bir kimliğe kavuşmaları ve yaşadıkları tüm alanlarda karşılıklı huzur bulmalarıdır.

"Lâ ilâhe illallah Muhammed-er Resulullah" diyen ve bu kelimeyle hayatını tanzim eden her kişi, eğer bu tevhidi kelimenin hakkını verir de, kıymetini elinde tutarsa kâinatın en üstün yaratığı olur. Yok, eğer "inandım" dedikten sonra; Mü'min gibi yaşamaz da, başka sıfatlarla hareket ederse, o zaman kıymetini kaybederek; kişiliği, ahlâkı, gücü, siyaseti ve ekonomisi ile diğer milletlerin baskısı altına düşer.

Bu tehlikelerden kurtulmak, imanın lezzetini yaşamak ve İslâmi şahsiyet elde edebilmek için İslâmın sesine kulak vermek ve peygamber ahlâkıyla ahlâklanmak gerekir. Onun için bu ahlâkın bir gereği olarak:

Mesleğiniz ve işiniz ne olursa olsun, ama yaptığınız her iş daima doğru olsun.

Hile ve yalanın her türünden sakının. Toplumda öyle bir izlenim bırakın ki, sizin özünüzden ve sözünüzden herkes emin olsun ve "bu bir Müslümandır, bu iyi bir insandır, asla kimseye zarar vermez" diye size güven duyulsun. İyi bilin ki, insanların eline ve diline güvenmediği kimseler gerçek Mü'min değillerdir. Bu konuda peygamberimiz (s.a.v): "Müslüman, Müslümanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir"[3] buyurmuşlardır.

Değerli Mü'minler!

Dostunuzun dostu sizin dostunuz; düşmanınızın dostları da düşmanınızdır. Onun için, Allah'ın dostlarına dost; düşmanlarına da düşman olmak imanınızın gereğidir. Bu vesileyle sizler Allah'ı sevenleri sevecek; Allah'ı sevmeyenleri de sevmeyeceksiniz.

Sırrı saklayınız! İnsanların sizdeki sırları birer emanettir. Sırrı açığa vuran emanete ihanet etmiş sayılır ki, münafıklığın bir alâmeti de emanete hıyanettir. Sırrı saklamakla beraber, başkalarının sırrını araştırmamak da İslâmın ahlâkî bir erdemidir. Sırrı, hakkıyla koruyanlar Mü'minlik vasıflarını korurken, ihanet edenler ise eminlik sıfatlarını kaybederler.

İnsanoğlu, hata yapabilecek özellikte yaratılmıştır. Bu gerekçeyle hata yapmak normal, ancak hatalardan korunmak da fazilettir. Hatayı doğru diye savunmak ise, insanın ahlâkını zedeler. Biliyorsunuz ki, şeytanı şeytan yapan hatası değil, yaptığı hatayı savunması olmuştur.

Kanaatkâr olunuz! Kanaatkâr olunuz ki dünyaya doyasınız. Eğer kanaatkâr olmazsanız, dünyalar dolusu dünyalık sizin olsa, yine de doymazsınız. Gözünüz diğer insanların elinde olur, hep aç ve hep mahrum kalırsınız.

Kıymetli Müslümanlar!

Dünya ve dünyalık meta'lara hükmetmesini bilin! Dünyayı dünyalık işlerinizde bir araç olarak kullanın, bütün bir amaç için dünyayı kovalarsanız, hiçbir hedefinizde tatmin olmaz ve boş yaşamış olursunuz.

Gıybet ve dedikodu hastası olmayınız. Bu hastalığa belli bir ideali olmayan gayesiz ve boş insanlar bulaşır. Aklı ve gönlü dolu olanlar, gıybet ve dedikodunun bir kul hakkı olduğunu bilerek hareket ederler. Bu tür hastalıklar, insanda şeytani özellikler doğurur. İnsanda şeytani özellikler oluşturacak gıybeti Mü'minlerden uzaklaştırıp şeytanlara bırakınız. Bırakınız şeytanlar şeytanlığı Mü'minler de İslâmı yaşasınlar.

"Mü'min; elinden ve dilinden diğer insanların emniyette olduğu kimsedir" tarifine baktığımızda eğer muhatap olduğunuz insanlar size güven duyuyorlarsa iyisiniz demektir. Eğer ki muhatap olduğunuz insanlar size güven duymayıp emniyetinizden şikâyet ediyorlarsa o zaman kendinizi iyi bir kontrol etmeniz gerekir.

Kıymetli Kardeşlerim!

Ahlâkınızın ve şahsiyetinizin değerlerine sarılarak İslâm’a layık bir Mü’min özelliği taşıyabiliyorsanız artık Mü'minlikten öte bir şeref aramayınız, bulamazsınız…

Çünkü Allah'û Teâlâ Mü'minleri sevindirmek için: "Üzülmeyin, gevşemeyin, eğer inanıyorsanız üstün olan sizsiniz"[4]buyurmaktadır.

Değerli Cemaat!

Bu müjdeyi alan sizler, İslâmı öyle bir sağlam yaşayın ki, sizi öldürmeye gelenler sizde dirilsinler, sizi öldürmeye gelenler sizde hayat bulsunlar.

Rabbim cümlemizi Resulümüzün ahlâkıyla ahlâklandırsın ve emanetinin gereğini hakkıyla yerine getiren kullarından eylesin. Âmin.

[1]       Al-i İmran Suresi: 139

[2]       Sahih-i Buhari: Hadis No, 10

[3]      Sahih-i Buhari: Hadis No, 10

[4]       Al-i İmran Suresi: 139


Yorumlar - Yorum Yaz
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam38
Toplam Ziyaret332981
KİTAPLARI İNCELEME SAYFASINA GİDİN