• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • http://facebook.com/hsnrtky
  • https://twitter.com/hsnrtky
Üyelik Girişi
Site Haritası

HAC VE UMRE HUTBE

HAC VE UMRE İLE İLGİLİ HUTBE

 

قاَلَ اللّٰهُ تَعَالَى ف۪ي كِتَابِهِ الْكَرِيمِ:

أَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطاٰنِ الرَّج۪يمِ، بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحي۪مِ

﴿إِنَّ أَوَّلَ بَيْتٍ وُضِعَ لِلنَّاسِ لَلَّذِي بِبَكَّةَ مُبَارَكًا وَهُدًى لِلْعَالَمِينَ﴾[1] صَدَقَ اللّٰهُ الْعَظِيمُ.

وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ف۪ي حَدِيثٍ:

﴿الْحُجَّاجُ وَالْعُمَّارُ وَفْدُ اللّٰهِ، إِنْ دَعَوْهُ أَجاَبَهُمْ وَإِنِ إسْتَغْفَرُوهُ غَفَرَ لَهُمْ﴾[2] صَدَقَ رَسُولُ اللّٰهِ ف۪يمَا قَالَ اَوْ كَمَا قَالَ.

Kıymetli Müslümanlar!

Bu haftaki hutbemizde, İslâmın temel şartlarından biri olan hac ibadeti üzerinde duracağız.

Hac; belirli gün ve belirli mekânlarda ihrama girdikten sonra, Arafat'ta bir süre durmak ve Kâbe'yi usulüne göre tavaf etmekten ibaret olan farz bir ibadettir.

Yüce Mevlâ'mız bu farziyeti Al-i İmran Suresinin 96 ve 97. ayetiyle şöyle dile getirir.

"Doğrusu insanlara kurulan ilk ev Mekke'de olanıdır. Âlemlere nur ve hidayet kaynağıdır. Onda açık açık deliller, İbrahim'in makamı vardır. Ona giren güvene erer. Yoluna gücü yeten herkesin, o eve (gidip) haccetmesi insanlar üzerinde Allah'ın bir hakkıdır. Kim nankörlük ederse şüphesiz Allah, bütün âlemlerden zengindir (kimseye muhtaç değildir.)

Değerli Kardeşlerim!

Hac; ırkları, renkleri, kültürleri, ülkeleri ve dilleri farklı, ancak; ortak gayeleri bulunan ve aynı duyguyu paylaşan milyonlarca Müslümanın bir çatı altında toplanmalarıdır.

Hac; dünya Müslümanlarının her sene bir araya gelerek, uluslararası sorunları dile getirmeleridir.

Hac; tüm dünya Müslümanlarının geleceğinin planlandığı stratejik bir sahadır.

Hac; kişisel, toplumsal, ulusal ve evrensel boyuttaki sorunlara ortak çareler aramak ve destek sağlamaktır.

Hac; evrensel bir miting ve dünya çapında İslâmi bir kongredir.

Hac; inkârcılara karşı bir gövde gösterisidir.

Hac; ilâhi davete canla, malla verilen cevaptır.

Hac; Müslümanların birbirlerine verdikleri kardeşlik, birlik ve beraberlik sinyalleridir.

Hac; tüm dünya meşgalesini bırakıp, ölümü ve mahşeri dünyada iken yaşamaktır.

Hac; ateşi gül bahçesine çeviren Hz. İbrahim'in davetine icabettir.

Hac; meleklerin gökyüzünde tavaf ettiği Beyt-i Ma'mur'un, yeryüzündeki izdüşümü ve sembolüdür...

Hac; Allah’ı ve peygamberi ziyarettir.

Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurur:

"Hac ve umre için Beytullah'a gidenler, Müslümanların Allah'a gönderilmiş temsilcileridir. Dua ederlerse Allah dualarını kabul eder, mağfiret dilerlerse bağışlar."[3]

Kıymetli Din Kardeşlerim!

Bu hadis-i şerifin ışığında hacca gittiğinizde önemli bir vazifenin şuuruyla ihrama gireceksiniz. İhram süresince kâmil manada insani özellikler taşıyacak, canlı cansız hiçbir şeye zararınız dokunmayacak, kimseyle tartışmayacak, çirkin sözlerden uzak kalacak ve bu atmosferde ruh ve bedeninizi İlâhi terbiye altına alacaksınız.

İhram örtüsüyle rütbe ve sınıf farklarını ortadan kaldıracak, bir nevi kefen giymiş olarak, ölmeden önce ölümü yaşayacaksınız.

Orada, Allah'ı ve Resulünü ziyarete gittiğinizi bileceksiniz. Mallarınız ve canlarınızla ilâhi davete iştirak ettiğinizi ve bu emirlere boyun eğdiğinizi, lisan-ı halinizle ifade edeceksiniz.

Kâbe'nin etrafında dönerek; kâinatın dönüşüne ortak olacaksınız. O dönüşünüzle ilâhi aşkı yakalayacak, Beyt-i Ma'mur'un etrafında dönen melekler misali, Beytullah'ın etrafında "Lebbeyk Allahümme Lebbeyk…" sedalarıyla döneceksiniz.

İçinde İbrahim'in (a.s) umudu, Hacer anamızın gayreti, İsmail'in (a.s) hatırı ve peygamberimiz (s.a.v)'in duası bulunan zemzem suyunu yerinde içeceksiniz.

Hikmet ve bilgi mekânı Arafat'ta vakfe yaparak mahşeri yaşayacak; ölümden sonraki dirilişi hissederek ilâhi sırlara kavuşacaksınız.

Orada bulunanlarınız, bulunmayanlarınızı temsil edecek, her hareketinizle bir ümmeti dile getireceksiniz.

Müzdelife'de bir miktar durup; bütün plânların gece yapıldığı gibi, siz de plânlar yaparak stratejinizi belirleyeceksiniz. Ufacık taşları toplayarak cephane oluşturacak, Mina'da; iç ve dış şeytanlara, şeytanlaşanlara ve nefsinizin cehennemlik arzularına gülleler fırlatacaksınız...

Sonra; canlarınızın, samimiyetinizin, günahlarınızın ve İsmaillerinizin bedeli sayılan kurbanı keserken, canlarınız ve mallarınızla kurban olabileceğinizi ifade edeceksiniz.

Daha sonra, tıraş olarak saçlarınızla birlikte günahlarınızı oraya dökeceksiniz ve ümmet adına istiğfar edeceksiniz. Öyle bir samimiyet taşıyacaksınız ki, şu hadis-i şerifin müjdesi sizi boş çevirmeyecek:

"Kim Allah için hacceder, bu esnada kötü işlerden ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsa (kul hakları müstesna) anasının onu doğurduğu günkü gibi (günahlarından arınmış olarak hacdan) döner."[4]

"Beni vefatımdan sonra ziyaret eden, sağlığımda ziyaret etmiş gibidir"[5] buyuran ve ziyaretçilerine şefaat vadeden peygamberimizin, Ravza-i Mutahhara'sını ve maneviyatlarını ziyaret edecek,"Esselâmû aleyke Ya Resulallah" diyeceksiniz. "Cennetten bir köşede" namaz kılacak, ağlayacak, ağlayacak, ağlayacaksınızVe:

Yetiş Ya Muhammed! Sen gideli sahipsiz kaldık. Ümmetin, kanayan coğrafyanın içerisinde kan ağlıyor, kimsesiz yetimler seni bekliyor, dünya 'Asr-ı Saadetine' susadı, zulüm yine taaa arşa dayandı. Yetiş Ya Muhammed! Yetiş Ya Muhammed! diyeceksiniz.

Peygambere kucak açmış Şehr-i Medine'yi ziyaret edeceksiniz. Uhud'u, Hendek'i, Hayber'i yerinde yaşayacaksınız. Belki İslâm’ın küfürle çarpışan kılıç seslerini duyacaksınız. Sahabenin henüz kurumamış kanının akışını seyredeceksiniz.

Bilâl'in sırtını dağlayan çöle dokunacak, taşların arasında şehitlerimizi arayacaksınız.

Hamza'ya fırlatılan mızrağın havada uçuşunu hissedecek, peygamberimize atılan taşlara, belki ellerinizle dokunacaksınız.

Hira'da; "İkra" sesini duyacak, sahabenin hayatını orada daha iyi anlayacaksınız.

Kıymetli Kardeşlerim!

İhramla kefeni, Arafat'la mahşeri, tavafla Beyt-i Ma'mur'u yaşayacaksınız. Buradan giderken tüm Müslümanları, oradan gelirken tüm hacıları, Mekke'yi, Medine'yi ve Kâbe'yi temsil edeceksiniz.

Artık sizler; ayaklı birer Mekke, ayaklı birer Medine ve ayaklı birer Kâbe olarak aramızda dolaşacaksınız.

Yüce Mevlâ'mız bizleri haccın hakikatine eren ve yaptığımız her ibadeti hakkıyla yerine getiren kullarından eylesin.

أَلاَ إِنَّ أَحْسَنَ الْكَلاَمِ وَأَبْلَغَ النِّظاَمِ...

 

 

[1]           Al-i İmran Suresi: 96

[2]           Sünen-i İbni Mâce: 2/966 H. No. 2892

[3]           Sünen-i İbni Mace: 2/966 H. No. 2892

[4]           Tac: 2/106

[5]           İbni Mâce


Yorumlar - Yorum Yaz
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam37
Toplam Ziyaret332980
KİTAPLARI İNCELEME SAYFASINA GİDİN