• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • http://facebook.com/hsnrtky
  • https://twitter.com/hsnrtky
Üyelik Girişi
Site Haritası

ŞERİAT VE İRTİCA NEDİR?

ŞERİAT VE İRTİCA İLE İLGİLİ HUTBE

 

قاَلَ اللّٰهُ تَعَالَى ف۪ي كِتَابِهِ الْكَرِيمِ:

أَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطاٰنِ الرَّج۪يمِ، بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحي۪مِ

﴿إِنَّ الَّذي۪نَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا وَاسْتَكْبَرُوا عَنْهَا لاَ تُفَتَّحُ لَهُمْ أَبْوَابُ السَّمَآءِ وَلاَ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتّٰى يَلِجَ الْجَمَلُ ف۪ي سَمِّ الْخِيَاطِ وَكَذَلِكَ نَجْزِي الْمُجْرِمِين[1] صَدَقَ اللّٰهُ الْعَظِيمُ.

وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ف۪ي حدِيثٍ:

﴿... مَنْ تَشَرَّفَ لَهاَ تَسْتَشْرِفُهُ وَمَنْ وَجَدَ فيِهاَ مَلْجَئاً أَوْ مَعاَذاً فَلْيَعذُ بِهِ﴾[2] صَدَقَ رَسُولُ اللّٰهِ ف۪يمَا قَالَ اَوْ كَمَا قَالَ.

 

Muhterem Müslümanlar!

Şeriat, kelime olarak; yol, çizgi, kanun ve kural anlamlarına gelir. Buna göre her sistemin, her ideolojinin ve her dinin kendisine ait şeriatları vardır.

İrtica ise; genel olarak zamanın iyi, doğru ve insanlara faydalı olan kurallarını terk edip, geçmişin insanlara zarar veren çirkin özelliklerini günümüzde yeniden yaşatmaya çalışmak demektir.

Bu açıdan, iyi ve güzel olanlar, hangi zamanda olursa olsun medeniyet; kötü ve çirkin olanlar ise, hangi zamana ait olursa olsun gericiliktir.

İslâm, her çağa hitap eden medeniyet ve huzur dinidir. Eski ve kötü olan cahiliyet devrini ortadan kaldırıp insanları her açıdan tatmin edecek bir sistem getirmiş, her canlıya hak ve hukuk kazandırmıştır.

Bugün İslâma irtica diyenler, aslında İslâm öncesi cehalet devrini arzuladıkları için, asıl mürteci konumuna düşenlerdir. Çünkü İslâm, irticayı ortadan kaldırmak için gelmiş, dünya ve ahirete aydınlık pencereleri açmıştır.

İslâm, tanınıp bilinip ve yaşandığı ölçüde insanlara huzur verir. Ancak günümüzde, İslâm dinini tanımayan ve ondan nasibini alamayanlar, İslâma mürteci ve yobaz dini demekte; Allah'ın kutsal değerlerine "irtica" adı vermektedirler.

Değerli Müslümanlar!

Adı ve fikri ne olursa olsun, eğer bir kimse, irtica veya başka bir adla İslâma saldırırsa; bunun İslâm’dan yana hiçbir nasibi olamaz. İrtica adıyla İslâmla mücadele edenler, kelimenin tam anlamıyla Allah'la mücadele etmiş sayılırlar ki, bu tür kimselerin İslâm sözlüğündeki adı kâfirdir. Yüce Mevla’mız bu tür kimseler hakkında şöyle buyurur:

"Ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara iman etmeyi kibirlerine yediremeyenler var ya! Onlara gök kapıları açılmaz ve deve iğne deliğinden geçinceye kadar (hiçbir şekilde asla) cennete giremezler. İşte biz, suçluları böyle cezalandırırız."[3]

Kıymetli Mü'minler!

Din şeriattır, şeriat da dindir. Bunların ikisini birbirinden ayırmak mümkün değildir. Toplumun bazı kesimleri, zaman zaman çeşit alanlarda, sümme hâşâ; "kahrolsun şeriat" diyerek şeriata kahretmektedirler.

Oysa kahrettikleri şeriat kahrolursa, kendileri de kahrolacaktır. Çünkü onların damarlarındaki kanı hareket ettiren güç, dillerindeki konuşma ve boğazlarındaki ses yeteneği yine Allah'ın şeriatıdır. Bulutların toplanıp dağılması, yağmurun yağdırılması, toprağın bereketli ürünler vermesi, dünyanın dönmesi, kâinatın büyük bir nizam dairesinde süzülüp gitmesi, canlıların doğup büyümeleri ve ölmeleri; işte bütün bunlar, Allah'ın şeriatıdır ve bu şeriat da kahrolmayacaktır.

Değerli Kardeşlerim!

Hepimiz, ölümlü dünyanın ölümlü yolcularıyız. Bu dini kabul ederken Allah'a ahdederek:

Senden başka ilâh kabul etmeyeceğim. Senin dininden başka bir din tanımayacağım. Senin şeriatından başka bir şeriat bilmeyeceğim. Senin dininin izzetini kendi izzetim bileceğim. Senin her isteğini yerine getirip sana kul olduğumu tasdik edeceğim. Senden başkasına kulluk etmeyeceğim. Senden başkasının yolunda ve izinde yürümeyeceğim, diye söz verdik.

Allah'ımıza verdiğimiz sözün gereğini yerine getirerek; O'nun şeriatı dairesinde, O'na kulluk edelim. Dinimizi tanıyıp severek ve yaşayarak Şeriat-ı Ahmediye'ye sahip çıkalım.

Dünyada mevcut her insan, Allah'ın şeriatıyla dünyaya geldi ve yine Allah'ın şeriatıyla ölecektir. Kabul edenler de, etmeyenler de asla bu şeriatın dışına çıkamayacaktır.

Güzel sonlar güzel düşünenlerin, kötü akıbetler ise mürtecilerindir.

Allah'ın merhameti siz Mü'minlerin; azabı ise Allah'ın şeriatının içinde yaşadığı halde bu şeriatı beğenmeyen gerici, yobaz ve mürtecilerin üzerine olsun.

[1]           A'raf Suresi: 40

[2]           Sahih-i Buhari: Hadis No: 2117 (Her kim fitne zamanında, iltica edecek veya sığınacak bir yer bulursa hemen sığınsın, fesatçılara karışmasın).

[3]           A'raf Suresi: 40


Yorumlar - Yorum Yaz
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam37
Toplam Ziyaret332980
KİTAPLARI İNCELEME SAYFASINA GİDİN