• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • http://facebook.com/hsnrtky
  • https://twitter.com/hsnrtky
Üyelik Girişi
Site Haritası

KUR'AN'IN İSTEĞİ

KUR'AN'IN İSTEDİĞİ TOPLULUK KONULU HUTBE 

قاَلَ اللّٰهُ تَعَالَى ف۪ي كِتَابِهِ الْكَرِيمِ:

أَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطاٰنِ الرَّج۪يمِ، بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحي۪مِ

﴿ وَلْتَكُنْ مِنْكُمْ أُمَّةٌ يَدْعُونَ إِلَى الْخَيْرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَأُولـئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ﴾[1]صَدَقَ اللّٰهُ الْعَظِيمُ.

وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ف۪ي حَدِيثٍ:

﴿...وَالَّذ۪ي نَفْس۪ي بِيَدِهِ لَتَأْمُرُنَّ بِالْمَعْرُوفِ، وَلَتَنْهَوُنَّ عَنِ الْمُنْكَرِ، أَوْ لَيُوشِكَنَّ اللّٰهُ أَنْ يَبْعَثَ عَلَيْكُمْ عِقَاباً مِنْهُ ثُمَّ تَدْعُونَهُ فَلاَ يُسْتَجاَبُ لَكُمْ﴾[2] صَدَقَ رَسُولُ اللّٰهِ ف۪يمَا قَالَ اَوْ كَمَا قَالَ.

Muhterem Müslümanlar!

Kur'an; insanoğlundan kulluğun gereklerini yerine getirmesini isterken, onların iyiliği tavsiye edilmesini ve kötülüğün men edilmesini sağlayan bir topluluk oluşturmasını da ister.

Bunun için, Kur'an sadece Muhammed (s.a.v.)'e değil, Ümmeti Muhammed'e hitap edegelmiştir.

Günümüze kadar süregelmiş tüm toplumlar Kuran'a uydukları ölçüde aziz; Kur'an'dan uzaklaştıkları ölçüde de rezil olmuşlardır.

Kur'an; kendisine uymayı yine insanoğlunun menfaati için ister. Yoksa Kur'an'ın kendi adına insanlardan beklediği bir şey yoktur. Çünkü o, zaten Kur'an'dır ve o Kur'an, En'am Suresinin 104. ayetinde insanlara şöyle seslenir:

"Rabbinizden size gözle görülecek belgeler gelmiştir. Kim görürse kendi yararına, kim görmezlikten gelirse kendi zararına olur. Ben sizin bekçiniz değilim."[3]

Kıymetli Mü'minler!

Bu ayetten anlaşılıyor ki, bu kadar açık delillerden sonra inanıp inanmama, İslâm’ı yaşayıp yaşamama, Allah'ın yolunu seçip seçmeme konusunda insanlar serbest bırakılmıştır.

Dünyada mevcut her fikir bir topluluk oluşturur. Rahmani düşüncelere sahip olanlar Rahmani toplulukları; şeytani düşünceye sahip olanlar ise şeytani toplulukları oluştururlar. Oysa Kur'an, şöyle bir topluluğu kurmayı bize emreder:

"Sizden, iyiye çağıran, uygun olanı emreden ve kötülüğü yasaklayan bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir."[4]

Değerli Mü'minler!

Kur'an, kendisine uyan topluluğa rehber olarak hayatın her safhasında ayetleriyle yol gösterir. Bu çetin hayat yolculuğunda dost ve düşmanları tanıtırken A'raf Suresinin 27. ayetinde şöyle buyurur:

"Ey Âdemoğulları! Şeytan, ayıplarını kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak ana-babanızı cennetten çıkardığı gibi, sizi de asla şaşırtmasın. Zira o ve yandaşları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz şeytanları inanmayanlara dost yaptık."[5]

Fatır Suresinin 6. ayetinde ise yüce Allah şu uyarıda bulunur:

"Şeytan sizin düşmanınızdır. Siz de onu düşman sayın. O, kendi taraftarlarını çılgın ateşlik kimseler olmaya çağırır."[6]

Kıymetli Cemaat!

Maalesef, bugün Kur'an'ın çizgisine uymayan, Müslümanım deyip de Kur'an'dan habersiz olarak yaşayan nice insanlar vardır. Bugün, Allah'ı ve Allah'ın isteklerini bırakıp, şeytan ve şeytani isteklerin peşinde koşanlar vardır. Bugün, Müslümanın Müslümanı kardeş bilmesi gerekirken, menfaat odaklarında kardeşlik rotasını şaşıranlar vardır.

Bir kısım insanlar, sadece sözde kalacak şekilde "insanım" dedikçe, insanlıktan; "Müslümanım" dedikçe Müslümanlıktan uzaklaşmış ve asıllarına ihanet etmeye başlamışlardır.

Muhterem Müslümanlar!

İşte, tüm bu olumsuz şartların ve istenmeyen olayların geliştiği bu zamanda, imanımız, Kur'an'ımız ve insanlığa muhtaç olan duygularımız insanlığı yaşatmaya, İslâm’ı dimdik ayakta tutmaya çalışacak bir topluluğun kurulmasını bizlerden istemektedir. Madem imanımız, Kur'an'ımız, insanlığımız bizden bir şeyler bekliyor, öyleyse bizler görev başına dönmek zorundayız. İnsanlığın ve İslâmın esasında ne varsa almak, boş heva ve heveslerimizi terk etmek mecburiyetindeyiz.

Kınayıcıların kınamalarına, söz taşıyanların sözlerine aldırmadan, İslâm’ı sevmeyenlerin hareket ve hakaretlerine bakmadan, bizi bizden koparacak tehditlere aldırmadan imanımızı, insanlığımızı, sevgimizi ve saygımızı zedeleyecek her şeyden uzak kalarak kulluk görevlerimizi yerine getirmeliyiz.

Kur'an'dan alıp insanlara vermeli, insanların hatırı için Kur’an’ı satmamalıyız. Kültürümüze, insani değerlerimize, "beni", "biz" eden özelliklerimize sahip çıkmalıyız. Tarihimize sahip çıkmalı, bizden sonraki neslimize de, onurla sahip çıkabilecekleri bir tarih bırakmalıyız.

Yapabileceğimiz şeyleri başkalarından beklememeli, taşıma su ile değirmenin dönmeyeceğini bilmeliyiz.

"Oku" emriyle başlayan dinimizin gerek gördüklerini okumalı, okunamayacak dinlerden Allah'a sığınmalıyız.

Dostluk ve düşmanlık kavramlarını iyi anlamalı, Allah'a dost olanlara dost, düşman olanlara düşman olmalıyız. Allah'ın sevdiklerini sevmeli, sevmediklerinden uzak durmalıyız.

Kıymetli Can Kardeşlerim!

Bu dünya hayatında sahip olmak istediğimiz her şeyden önce, Kur'an'ın tarif ettiği birer Müslüman olmalıyız.

Kendisine rükû ve secde ettiğimiz Mevla’mız, bizi Kur’an’ın yolundan ve İslâm topluluğundan ayırmasın. Âmin

 

أَلاَ إِنَّ أَحْسَنَ الْكَلاَمِ وَأَبْلَغَ النِّظاَمِ...

[1]           Al-i İmran Suresi: 104

[2]           Riyazü's Salihin Terc. S. 181. "Nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki, ya iyiliği emreder kötülükten men edersiniz yahut Allah'û Teâlâ size azap gönderir. Allah'a (azabın kaldırılması için) yalvarırsınız, lâkin duanız kabul edilmez"

[3]           En'am Suresi:104

[4]           Al-i İmran Suresi: 104

[5]           A'raf Suresi: 27             

[6]           Fatır Suresi: 6


Yorumlar - Yorum Yaz
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam37
Toplam Ziyaret332980
KİTAPLARI İNCELEME SAYFASINA GİDİN