• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • http://facebook.com/hsnrtky
  • https://twitter.com/hsnrtky
Üyelik Girişi
Site Haritası

NE YAPIYORUZ?

NE YAPIYORUZ?

SORUMLULUK ALANLARIMIZ HUTBESİ 

قاَلَ اللّٰهُ تَعَالَى ف۪ي كِتَابِهِ الْكَرِيمِ:

أَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطاٰنِ الرَّج۪يمِ، بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحي۪مِ

﴿يَا أَيُّهَـا الَّذي۪نَ اٰمَنُوا إِنْ تَنْصُرُوا اللّٰهَ يَنْصُرْكُمْ وَيُثَبِّـتْ أَقْدَامَكُمْ﴾[1] صَدَقَ اللّٰهُ الْعَظِيمُ.

وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ف۪ي حَدِيثٍ:

﴿...فَأَبْشِرُوا وَأَمِّلُوا ماَ يَسُرُّكُمْ...﴾[2] صَدَقَ رَسُولُ اللّٰهِ ف۪يمَا قَالَ اَوْ كَمَا قَالَ.

 

Muhterem Müslüman Kardeşlerim!

Yaratılmış her şey bir kurala bağlı olarak hareket eder. İçtiğimiz su, moleküllere; insan yapısı, hücrelere; ampul, elektriğe; elektrik, santrale; santral, suya; su, yağmura; yağmur ise buluta bağlıdır. Ancak, bütün bunların da oluşması, her şeyin yerli yerinde, zamanında ve yeterli miktarlarda bir araya gelebilmeleriyle mümkündür.

Tüm idealler, davalar, hedefe ulaşmalar hep aynı sistemin ürünleridir.

Hangi ideal, hangi dava ve hangi iş olursa olsun, uğruna can mal ve emek harcanmışsa, o iş başarıya ulaşmış ve verilen emekler kadar semeresi alınmıştır.

Dikkat edin! Dünyadaki bütün sistemler öyle. Uğruna bir şeyler feda edilmeyince zayıflamaya yok olmaya mahkûm oluyor. Ne zaman ki bir hedef uğruna, canlar, mallar ve emekler harcanmış ise; o iş yeniden hayat bulmaya, yükselmeye, ilerlemeye ve dirilmeye başlamıştır.

Bu kurallar, insanların iradeleriyle yaptıkları her iş için geçerlidir.

Tarlada ziraatımız, dükkânda ticaretimiz, insanlarla diyaloğumuz, cebimizdeki para, yüreğimizdeki iman hep bu kural ve gayretle hayat bulur.

Kıymetli Cemaat!

Sözümüzü yüceler yücesi Allah'ın, bize seçip gönderdiği ve her yönüyle kusursuz olan dinimize getiriyoruz. Bu dinle istediğimiz noktaya ulaşmak istiyorsak, bir geminin tayfaları gibi çalışmalı, selâmete götüren İslâm gemisinde, gerçek selâmetin gerçek yolcuları olmalıyız.

Bu dünyada sahip olduğumuz dünyalıklar kadar dinimize önem verirsek; hem dünyayı ve hem de ahireti kazanmış oluruz. Aksi olursa! Maazallah ikisini de kaybederiz.

Sevdiğimiz kimselerin başına bir musibet gelse, canımızla malımızla o musibetten kurtulmaya ve kurtarmaya çalışırız.

"Bağımıza bahçemize bir hastalık düşse mühendislerin, hayvanlarımıza bir hastalık dokunsa, baytarların peşini bırakmayız. Bize veya bir sevdiğimize hastalık bulaşsa, doktor doktor gezer çare ararız. Dünyalık bir işimizi yaptıracağımızda, en iyi ustaları arar dururuz. Üstümüzdeki gömleğin en iyisinin olmasını ister, iyi bir çorap alabilmek için dahi vitrin vitrin gezeriz. Bir ihtiyacımızı gidermek için yemez içmez çalışır, işlerimizde iyi sonuçlara ulaşmak gayesiyle her çareye başvururuz."

Kıymetli Kardeşlerim!

Dünya için dünyada her işi yapıyoruz. Allah için biraz düşünelim! Biz Müslümanlara emanet edilen İslâm için ne yapıyoruz?

Renkli ekranlarda her an ve her saniye toplumsal ahlâkımızla dalga geçiliyor. Ne yapıyoruz?

Basın-Yayın organlarında her zaman, zinanın, içkinin, kumarın, faizin ve fuhşiyâtın çeşit çeşit reklâmları yapılıyor... Ne Yapıyoruz?

Batılın sinsi güçleri bizim dini, ahlâki ve toplumsal değerlerimize her zaman hançer batırıyor... Ne Yapıyoruz?

Çoluk çocuğumuz, batı kültürüyle yetiştirilirken ne yapıyoruz?

Kahvehane ve oyun salonlarında şu anda yer yok, camilerde saflarımızın arasında genç bulamıyoruz... Ne yapıyoruz?

Evimizin içinde imanımız yanıyor. Cadde ve sokaklarımız plaja, çıplaklar kampına döndü, ahlâkımız ağlıyor… Ne yapıyoruz?

Eş dost ve akrabalarımız iman zayıflığından can çekişiyor… Ne yapıyoruz?

Evet kardeşler... "İnnemel mu'minune ihvetün'ün kardeşleri!" [3]

Neler oluyor ve bütün bu olaylar karşısında bizler ne yapıyoruz? Bu soruları evimizde, iş yerimizde, fırsat bulduğumuz her yerde iyi düşünelim ve gündeme getirelim.

Üzerimizdeki vazifeyi hatırlayalım. Hiç değilse, bu yangından kurtarabileceklerimize el atalım. Kendimizi, çoluk çocuğumuzu ve kurtarabileceklerimizi kurtaralım. Yangında ilk kurtarılacak! "Kırmızı (Y)" işaretini, imanımızın üzerine koyalım. İmanı koruma ve yaşama konusunda birbirimize yardım edelim.

Dış tahriklere aldanıp dinimizden uzaklaşmayalım. Eğer bizler dinimize gereği gibi değer verir de olduğu gibi yaşarsak; başkaları da bizim dinimize değer verecek İslâm aleyhine yapılan çalışmalar asgariye inecektir.

Değerli Kardeşlerim!

Bütün bir hayatımız boyunca dinimizi çok iyi tanıyalım, yaşayalım ve olumlu veya olumsuz her şartta bu dinin hakkını verelim.

Mensubu olduğumuz bu yüce dini yaşamakla Allah'a ve Allah'ın dinine yardım edelim. Zira Cenab-ı Allah biz Müslümanları şu antlaşmaya davet ederek Muhammed Suresinin 7. ayetinde şöyle buyuruyor:

"Ey iman edenler! Eğer siz Allah'a (Allah'ın dinine), yardım ederseniz, O'da size yardım eder, ayaklarınızı sabit kılar(kaydırmaz)."[4]

Yine âlemlerin Rabbi olan Cenab-ı Mevla’mız, Tevbe Suresinin 24. ayetinde biz kullarını şöyle uyarıyor:

"De ki; Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız, kazandığınız mallar, zarara uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler size Allah'tan, Resulünden ve Allah yolunda cihat etmekten daha sevgili ise, artık Allah'ın emri (azabı, ölümü) gelinceye kadar bekleyin. Allah, fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez." [5]

Yüce Rabbimiz bu dini yaşayan, bu dine kıymet veren, bu din için emek harcayan kullarına yardımını esirgemesin. Bu dinin izzetine leke vurmak isteyenlere ise fırsat vermesin. Âmin

 

أَلاَ إِنَّ أَحْسَنَ الْكَلاَمِ وَأَبْلَغَ النِّظاَمِ...

[1]           Muhammed Suresi: 7

[2]           Sahih-i Buhari: 14/6364 (Sevininiz ve sizi sevindirecek nimetleri ümit ediniz)

[3]           Hucurat Suresi: 10

[4]           Muhammed Suresi: 7

[5]           Tevbe Suresi: 24


Yorumlar - Yorum Yaz
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam38
Toplam Ziyaret332981
KİTAPLARI İNCELEME SAYFASINA GİDİN