• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • http://facebook.com/hsnrtky
  • https://twitter.com/hsnrtky
Üyelik Girişi
Site Haritası

İSRA VE MİRAC

İSRA VE MİRAC KONULU HUTBE

 

قاَلَ اللّٰهُ تَعَالَى ف۪ي كِتَابِهِ الْكَرِيمِ:

أَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطاٰنِ الرَّج۪يمِ، بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحي۪مِ

﴿سُبْحَانَ الَّذ۪ي أَسْرٰى بِعَبْدِهِ لَيْلاً مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ إِلَى الْمَسْجِدِ الأَقْصَى الَّذ۪ي بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ اٰيَاتِنَا﴾[1] صَدَقَ اللّٰهُ الْعَظِيمُ.

وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ف۪ي حَدِيثٍ:

﴿بَيْنَماَ أَنَا ف۪ي الْحَطِيمِ وَرُبَّمَا قَالَ ف۪ي الْحِجْرِ مُضْطَجِعاً إِذْ أَتاَن۪ي اٰتٍ...﴾[2] صَدَقَ رَسُولُ اللّٰهِ ف۪يمَا قَالَ اَوْ كَمَا قَالَ.

 

Kıymetli Müslümanlar.

Önümüzdeki ............. , .............. bağlayan gece Mirac Gecesidir. Kelime olarak İsra; gece yürüyüşü, Mirac ise; yukarı çıkmak, yükselmek manasına gelir. Hicretten bir buçuk yıl[3] önce, bir recep ayının 27. gecesinde meydana gelmiştir.

Rivayetlere göre; o gece peygamberimiz (s.a.v.) hatimde uyurken[4] Cebrail (a.s.) geldi, peygamberimizin mübarek göğsünü manen yararak içini zemzemle yıkadı. İman ve hikmetle doldurarak tekrar kapattı. Daha sonra, Burak adlı binekle Mescid-i Aksa'ya götürdü.

Peygamberimiz, Mescidi Aksa'da; aralarında Hz. İbrahim, Hz. Musa ve Hz. İsa'nın da bulunduğu peygamberlerden bir topluluğa namaz kıldırdı. Orada, içlerinde şerbet ve süt bulunan kaplar peygamberimize takdim edildi. Peygamberimiz süt dolu kabı alınca, Cebrail: "Sen fıtratı seçtin, doğru yolu buldun, ümmetin de doğru yolu buldu" dedi.

Orada bulunan sert bir kayanın üzerine, Mirac denilen asansör kuruldu ki, insanlar ölüm esnasında, gözlerini bu Miraca dikerler ve ruhlar bu asansörle göğe yükselir.

Cebrail (a.s.) ile peygamberimiz (s.a.v.), Miracla yükselip birinci göğe vardıklarında, gök koruyucularının beklediği Hafaza Kapısına vardılar. Orada dünya semasını koruyan İsmail adında bir melekle karşılaştılar ki, bu meleğin emrinde yetmiş bin melek ve her bir meleğin emrinde de yüzer bin melek vardı.

Derken burada Hz. Âdem'le karşılaştılar, ona Mü'minlerin ruhları arz edilirken seviniyor: "Bunun ruhunu İlliyin (iyilerin defterin)e yazın" diyordu. Kendisine kâfirlerin ruhları arz edilirken üzülüyor: "Kötü ruh kötü kokuludur, bunu da Siccin (kötülerin defterin)e yazın"[5] diyordu.

Sonrasını peygamberimiz (s.a.v)'den dinleyelim:

"Sonra baktım bir toplum gördüm ki, dudakları deve dudağı gibiydi. Onlara bir takım memurlar görevlendirilmişti, dudaklarını kesiyorlar ve ağızlarına ateşten bir taş koyuyorlar, bu taşlar makatlarından çıkıyordu. "Ey Cibril! Bunlar kimlerdir?" dedim. O: "Yetimlerin mallarını haksızlık ve zulümle yiyenlerdir" dedi.

Sonra baktım bir toplum vardı ki, derilerinden sırımlar kesilip ağızlarına tıkılıyor: "Yediğiniz gibi yiyin" deniliyor ve bu onlara en iğrenç bir şey oluyor. "Ey Cibril! Bunlar kim?" dedim. "Bunlar o koğucular, fitnecilerdir ki, insanların etlerini yerler ve söverek insanların ırz ve namuslarına saldırırlar" dedi.

Sonra bir toplum gördüm ki, önlerine bir sofra kurulmuş, karşılarında temiz güzel etler var, etraflarında da leşler var. Onlar o güzel etleri bırakıp bu kokmuş leşlerden yemeye başladılar. "Bunlar kim? Ey Cibril!" dedim. O: "Bunlar zina edenlerdir, Allah'ın kendilerine helâl kıldığı kadınları bırakıp da, kendilerine haram kıldığı kadınlara gidenlerdir " dedi.

Sonra, benzerini asla görmediğim büyüklükte karınları olan adamlar gördüm. Bunlar Fir'avun ailesinin yolu üzerinde bulunuyorlar. Fir'avun ailesi sabah ve akşam susuz develer gibi ateşe atılırken bunlara uğruyor, bunlar yerlerinden fırlıyorlar, fırlayınca her biri karnının ağır basması ile düşüyor ve bunun üzerine Fir'avun ailesi bunları ayaklarıyla çiğniyorlardı. "Ey Cebrail! Bunlar kimlerdir?" dedim; dedi ki: "Bunlar faiz yiyenlerdir."

Sonra gördüm ki, bir takım kadınlar memelerinden ve bir takım kadınlar da baş aşağı ayaklarından asılmış. "Ey Cebrail! Bunlar kim?" dedim; dedi ki: "(Bunlar) zina eden ve çocuklarını öldüren kadınlardır."[6]

Muhterem Müslümanlar!

Peygamberimiz (s.a.v.) ile Cebrail (a.s.), Miraç yolculuklarında bu tüyler ürpertici olayları müşahede ettikten sonra, meleklerin kanatlarıyla ikinci göğe çıktılar.[7] Orada iki teyze oğlu İsa ve Yahya, üçüncü gökte Yusuf,[8] dördüncü gökte İdris, beşinci gökte Harun, altıncı gökte Musa ve yedinci gökte İbrahim (a.s.) ile buluşup görüştüler. Daha sonra Beyt-i Ma'mur’da namaz kıldılar ki, o Beyti Ma'mur'a her gün yetmiş bin melek girer ve kıyamete kadar geri dönme sırası gelmez. Bu arada peygamberimize cennet ve cehennem gösterildi ve kaderleri yazan kalemlerin cızırtılarını duyuyordu. [9]

Daha sonra Cebrail (a.s.) peygamberimizi kanatları[10] üzerine alarak yerden göğe çıkanların ve gökten yere inenlerin son sınırı olan Sidret-ül Münteha'ya kadar çıkardı ve orada buyurdu ki:

"Ya Muhammed! Burası Sidret-ül Münteha'dır. Ben, buradan bir parmak ucu ileri geçecek olursam yanarım."

Böylelikle peygamberimiz (s.a.v.) Sidre-i Münteha'dan, manevi bir binek olan Refref'le[11] yolculuğuna devam ederek arası iki yay, ya da daha yakın bir mesafeyle[12] Allah'ın huzuruna vardı. Orada Rabbinden birçok vahiy, hediye ve müjde alarak ilâhi kelâma muhatap oldu ve Allah'ın ayetlerinden en büyüğünü gördü. [13] Ve buna mukabil Allah'û Teâlâ, peygamberimizi başlı başına bir ayet olarak gökler ehline gösterdi.

Bu görüşmeyle Hz. Muhammed (a.s.) bünyesinde biz Ümmet-i Muhammed'e şu müjdeler ve hediyeler gönderilmiştir:

—  Günlük Elli vakit namaza eşdeğer beş vakit namaz.

—  Allah'a şirk koşmayanların cennete gireceği.

—  Amen-er Resulü diye bildiğimiz Bakara Suresinin son iki ayeti.

— Peygamberlerden hiçbiri peygamberimizden önce, ümmetlerden hiçbiri de, Ümmet-i Muhammed'den önce cennete giremeyecektir. [14]

Kıymetli Müslümanlar!

Miraç bizim için, yer ve gök ayetleri bizim için, bu müjde ve ayetler bizim içindir. Yer ve gök sevinsin, şahit olsun ki, bizler bu hediyeleri kabul ediyor ve Miracın peygamberine ümmet olduğumuzu ilân ediyoruz.

İşte Miraç, zaman ve mekân sınırlarının aşıldığı mukaddes bir yolculuk. O gün bu yolculuğa inanmak istemeyenler vardı. Ebubekiri imana sahip olanlar peygamberimizi tasdik edip sıddıkiyet kazanıyor, imanı zayıf olanlar ise dinden çıkıyor, inkârcılar da inkârlarına inkâr katıyorlardı.

Bugünün insanı, kendi füzesiyle uzaya çıkabiliyorsa, bu mucizeyi inkâr etmeye hakkı yoktur...

Evet, görüyoruz ki, Miraç imanı ölçen bir mihenktir. Miraç bir yoldur. İnsanı Allah'a ulaştıran bir yol. Kişi namaz kılarak bu yolla Miraca ulaşır. Çünkü namaz Miraç yolundan gelmiştir. Namaz bu yolu sürekli açık tutar. Namazı olmayanların Miraç yolları kapalı sayılır.

O Halde Kıymetli Müslümanlar!

Miracı, sadece "Miraç Gecesine" bağlamayıp, tüm hayatımız boyunca ondan istifade etmesini bilmeliyiz. Miraç yollarını açık tutabilmek için; Allah'a gereği gibi yakın olmasını bilmeli ve tefekkür, tövbe, dua, ibadet ve zikirle Allah'a manen yaklaşmaya çalışmalıyız. Bu vesile ile Miracınızı kutluyor, Allah'û Teâlâ’dan sizler için af ve mağfiret diliyorum.

Miracınız kutlu, yarınlarınız umutlu olsun.

أَلاَ إِنَّ أَحْسَنَ الْكَلاَمِ وَأَبْلَغَ النِّظاَمِ...

[1]           İsra Suresi: 1

[2]           Sahih-i Buhari:1551

[3]           Başka bir rivayete göre üç yıl.

[4]           Diğer rivayete göre Amcası Ebu Talib'in kızı Ümmü Hani'nin evinde iken

[5]           Hak Dini Kur'an Dili: 5/ 278

[6]           Hak Dini Kur'an Dili 5/ 277

[7]           Hak Dini Kur'an Dili 5/ 280

[8]           Bir rivayete göre ikinci gökte Yusuf üçüncü gökte İsa ve Yahya (a.s.) vardı.

[9]           Hatemü'l Enbiya 153.D.İ.B. Yayınları

[10]         Fıkhu's Siyre

[11]         Bir rivayete göre gökler tarafından

[12]         Necm Suresi: 9

[13]         Necm Suresi: 18

[14]         Hak Dini Kur'an Dili: 7/295


Yorumlar - Yorum Yaz
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam37
Toplam Ziyaret332980
KİTAPLARI İNCELEME SAYFASINA GİDİN