• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • http://facebook.com/hsnrtky
  • https://twitter.com/hsnrtky
Üyelik Girişi
Site Haritası

ZEKÂT VERMEK

ZEKÂT İLE İLGİLİ HUTBE

 

قاَلَ اللّٰهُ تَعَالَى ف۪ي كِتَابِهِ الْكَرِيمِ:

أَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطاٰنِ الرَّج۪يمِ، بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحي۪مِ

﴿وَأَقِيمُواْ الصَّلاَةَ وَاٰتُوا الزَّكَاةَ وَمَا تُقَدِّمُولِأَنْفُسِكُم مِنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِنْدَ اللّٰهِ إِنَّ اللّٰهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ﴾[1] صَدَقَ اللّٰهُ الْعَظِيمُ.

وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ف۪ي حَدِيثٍ:

﴿مَنْ اٰتاَهُ اللّٰهُ ماَلاً فَلَمْ يُؤَدِّ زَكاَتَهُ مُثِّلَ لَهُ يَوْمَ الْقِياَمَةِ شُجَّاعًا اَقْرَعَ﴾[2] صَدَقَ رَسُولُ اللّٰهِ ف۪يمَا قَالَ اَوْ كَمَا قَالَ.

 

Muhterem Müslümanlar!

Dünyanın eşsiz nizamı olan yüce dinimiz, toplumun sosyal ve ekonomik dengesini sağlamak için bir kısım haklar tayin etmiştir. Bu hakların en önemlisi zekâttır.

Zekât; Allah'û Teâlâ’nın, zengin Müslümanların mallarından, yine ihtiyaç sahibi Müslümanlar için ayırmış olduğu bir haktır. Hicretin ikinci yılında farz kılınmıştır. Kitap, sünnet ve icmâ’ ile sabit olan zekâtı; hafife almak veya inkâr etmek küfürdür.

Rabbimiz şöyle buyurur: "Namazı kılın, zekâtı verin ve peygambere itaat edin ki, merhamet göresiniz." [3]

Başka bir ayet-i kerimede ise:

"Namazı kılın, zekâtı verin, kendiniz için önden ne hayır yollarsanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı görücü ve karşılığını vericidir."[4]

Görülüyor ki, Rabbimiz namazla birlikte zekâtı emretmiş ve dinimizin temel vecibelerini, ayrılmaz bir bütün olarak ele almıştır. Bu vecibelerin önemli bir parçası olan zekât; Mü'minleri cimrilikten kurtaran, kalpleri yumuşatan, zenginle fakiri kaynaştıran, malı bereketlendiren, sınıf farklarını ortadan kaldıran, mülkün gerçek sahibini tanıtan, maddi ve manevi kirlerden arındıran, gönüllere huzur sağlayan ve Allah'ın rızasına ulaştıran... yüce bir ibadettir.

Muhterem Cemaat!

Zekât vermek ilâhi bir emirdir. Dünya ve ahiretlik faydalarına karşılık zekâtın verilmemesi de, bir o kadar ceza gerektirmektedir. Allah'û Teâlâ bu konuda cimrilik edenlere şöyle seslenir:

"Allah'ın fazl-u kereminden kendilerine verdiği malda cimrilik edenler, sakın onu kendilerine hayır sanmasınlar. Tam aksine, o, kendileri için bir şerdir. Cimrilik ettikleri şey (mal), kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır."[5]

Allah'ın Resulü de zekât vermeyenlerin başlarına gelecekleri şöyle anlatır:

"Allah (c.c.) kime mal verir de zekâtını ödemezse, kıyamet gününde o mal; sahibine, gözlerinin önünde simsiyah iki benek bulunan gayet zehirli (ve zehirin etkisinden başı) kel bir yılan şeklinde görünerek, boynuna gerdanlık yapılacak, sonra da iki çene kemiğinden, yani avurdunun iki yanından yakalayıp şöyle diyecek:

Ben senin malınım, ben senin stokunum."[6]

Kıymetli Müslümanlar!

Dünya ve ahiret sıkıntılarından koruyan zekâtı vermekle, zekâtın kimlere verileceğini bilmek birbirine paraleldir. Hak etmeyene verilen zekât hiç verilmemiş sayılır.

Unutmayalım ki zekât; ancak ve ancak fakirlere, yoksullara, zekât dağıtım birimlerine, gönülleri İslâma ısındırılacak kimselere, hürriyetleri kısıtlanmış tutsaklara, borçlulara, Allah yolundaki gazi ve mücahitlere bir de yollarda, sokak ortalarında kimsesiz, sahipsiz ve mahsur kalmışlara verilir. [7]

Zenginlere, bakmakla yükümlü olduğumuz; eş, ana-baba, dede-nine, evlât ve torun gibi kimselere, ayrıca; cami, okul, yol, köprü ve çeşme gibi yerlere, dinen zengin olup da, din adına zekât sömürüsü yapan kimselere verilmez.

Kıymetli Kardeşlerim!

Allah'ın verdiğini Allah için verelim, bu ibadeti severek ve ihlâsla yerine getirelim. Allah'ın verdiğini Allah için vermemek kadar büyük bir gaflet olamaz.

Ellerimizle seve seve vermediğimiz mallar, istemediğimiz şartlarla bizlerden alınabilir. Allah yolunda harcanan mallarınömrü uzattığını ve musibetlerden koruduğunu hepiniz biliyorsunuz. O halde bir sigorta primi kadar dahi tutmayan zekâtlarımızı fazlasıyla verip canlarımızı ve mallarımızı, felâketlere karşı sigortalayalım.

Yüce Rabbimiz, bütün inananları her türlü kötülüklerden korusun ve madde imtihanından başarıyla çıkan kullarından eylesin.

[1]           Bakara Suresi: 110

[2]           Sahih-i Buhari: Hadis No, 691

[3]           Nur Suresi: 56

[4]           Bakara Suresi: 110

[5]           Al-i İmran Suresi: 180

[6]           Sahih-i Buhari: Hadis No, 691

[7]           Tevbe Suresi 60. Ayete bakınız.


Yorumlar - Yorum Yaz
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam37
Toplam Ziyaret332980
KİTAPLARI İNCELEME SAYFASINA GİDİN